Serdar Tuncer - Hangi Mevlânâ (24.12.2015)

admin 3818 Şiir
319Hit

Hz. Mevlânâ'yı sevmeyenimiz de yok gibidir, tanıyanımız da…
Sevmeyenimiz yoktur diyemiyorum, vardır. İyi ki de vardır.

Bir velînin münkirinin olmayışı eksiklik olarak görülmüş zira. Velî her hâli ile Allah Rasûlü'ne mutabaat derdine düşmüş adamdır. O'nun (s.a.s) dahi inkâr edicileri varken O'na benzeme derdindeki bir zâtı herkes sevip kabul ediyorsa orada bir problem var demektir.
Sevmeyen sevmesin bize gam değil. Tuğrul Bey hocamın ifadesi ile söyleyelim haydi: “Muhabbet her gönle tenezzül etmez.” Biz, Allah bir kulunu severse ona sevdiklerini sevdirir deyip, Mevlânâ'lara muhabbet edişimizi Rabb'imizin bize bir lütfu bilir, seviniriz, severiz. Sevemeyen nasipsizliğine yansın. Bunu fark edebilmek de ayrı bir nasip gerçi. Neyse...
Tanıyanımız yok gibidir meselesine gelelim.
Tanımak bilmekten öte. Tanıdığınız birisini zaten bilirsiniz de, bildiğiniz herkes için tanıyorum diyemezsiniz. Bilmenin dahi dereceleri var; ilme'l yakîn, ayne'l yakîn, hakke'l yakîn demişler. Bilmek, görmek ve olmak diye özetleyebileceğimiz şekilde tasnif etmişler bilmeleri. Aşk nedir diye sormuşlar, Hz. Pîr'e de 'ben ol da bil' demiş hani. Onun gibi. Ortada bilen kalmayacak, bilinenden gayrı bir şey kalmayacak ki, gerçek mânâda bildim diyebilesin. Sen kalmayacaksan kim bildim diyecek? Derin sular, söze gelmez, geçelim.
Tanımak, o olabilenlerin işidir, o da nasibi kadar, sadrı kadar, lûtfedildiği kadar diyelim. Ama bilenimiz de neredeyse yok Hz. Mevlânâ'yı. İsmi anıldığında ilk aklımıza gelen sözün ona ait olmadığını bir kaç sene evvel öğrendiğimde çok şaşırmıştım. “ Gel ne olursan ol yine gel...” den bahsediyorum. Ebu Said Ebu'l Hayr'a, bir diğer rivayete göre de Kazvinî'ye aitmiş bu söz. Galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evlâdır, bırakalım bilindiği gibi kalsın diyebiliriz. Sözün manası Hz. Mevlânâ'nın çağrısıyla mütenasip zira.
Fakat burada bir başka dert çıkıyor ortaya. Sözün ona ait olmadığını bilmiyoruz, ama mânâsını da anlamıyoruz! “Namaz yok, oruç yok, her türlü melânet var, yiyelim, içelim, dönelim, sonra da biz dervişiz.” Olur mu? Seven sevdiğine biraz benzer, seven sevdiğinin sözünü tutar diyorsun, gel demiş biz de gidip geliyoruz işte, diyor. Gel diyor tamam da, geldiğin gibi dön de diyor mu yâhû!
Tanımayınca, bilmeyince bir dolu Hz. Mevlânâ çıkıyor ortaya. Şair, filozof, hümanist... Herkes durduğu yerden seyrediyor Hz. Pîr'i. Bu bir yere kadar mâkul ama Hz. Şems ile muhabbetlerini, kendi aklını taşıdığı yerden seyredip eşcinsellik olarak nitelendiren dahi var, insaf!


Yazının Devamı İçin: http://www.yenisafak.com/yazarlar/serdartuncer/hangi-mevlana-2024784